5 Ağustos 2013 Pazartesi

Sevgi neden yok oldu?

Sevgi ancak karşılıklı güven duyularak yaşanabilecek bir duygudur. Güvenin oluşması için ise tek şart Allah'a iman eden bir insansevgi6-730482olmaktır. Çünkü ancak Allah'tan korkan bir insan Allah'ın hoşnutluğunu arar ve kendi çıkarlarını gözetmez. Böyle bir insan Allah'ın haram kıldığı hiç bir şeyi yapmayacağından güvenilirdir. Nitekim inkar eden insanlar arasında sevginin yok olmasının nedenlerinden biri güvensizlik hissidir. Bir insan karşısındaki insana güvenemediğinde değil sevmek samimi bile olamaz. Çünkü samimi olduğunda herşeyin kendi aleyhine kullanılmasından korkar. Bu yüzden inkar edenler hayatlarını gizlilik içinde yaşarlar ve kendilerini korumak için sürekli tetikte olurlar. Elbette çok açıktır ki böyle bir birliktelikte sevgi yaşanamaz. İnkar edenler de sevgiyi yaşayamayacaklarını bildikleri içinde kendi istek ve tutkuları için yaşamayı tercih ederler. Sevginin neden yok olduğunu düşünmek ve çözüm aramak yerine kilitlenmiş çözümsüz bir sistem içinde sevgiyi hiç hissedemeden yaşarlar. Sevginin yerine tercih ettikleri duygu ise çılgınca şeytani bir hırstır. Bu hırs para kazanma tutkusu, gösteriş yapma ya da itibar elde etmeye çalışma gibi çeşitli şekillerde ortaya çıkar. Fakat dünyevi nimetler, Allah rızası için elde edilmedikten sonra insana zarardan başka birşey sağlayamaz. Nitekim her insanın ölümlü olduğunu ve dünyada elde ettiği herşeyin bir gün ölümle son bulacağını düşündüğümüzde bu hırsların ne kadar boş olduğu anlaşılır. Dünyada insanın yaptıklarından tek geriye kalan Allah rızası için yaptığı salih amelleridir. Kuran'da bildirilen bu gerçeğin farkında olan müminler sadece ahireti düşünerek Allah rızası için çabalarlar. Allah'a olan sevgileri sonsuza kadar olduğu içinde kalplerindeki sevgi hissi hiç tükenmez aksine çoğalarak artar. Herşeyi Allah'ın tecellisi olarak görüp sevdikleri için Allah müminlere, sadece onların hissedip yaşayacağı gibi olağanüstü bir zevk verir.

İman edenler ve salih amellerde bulunanlar ise, Rahman (olan Allah), onlar için bir sevgi kılacaktır. (Meryem Suresi, 96)

http://harunyahya.org/tr/Guncel-Yorumlar/9120/Sevgi-neden-yok-oldu- 

Kalplerde sevgi yaratan Allah'tır

İnsanların kalplerine sevgi ve dostluk verenin Allah olduğu birçok ayette bildirilir. Örneğin Allah, bir ayette müminleri biraraya getirenin, onların arasını düzeltip onları kardeş olarak birleştirenin Kendisi olduğunu şöyle bildirmiştir:                                        
Allah'ın ipine hepiniz sımsıkı sarılın. Dağılıp ayrılmayın. Ve Allah'ın sizin üzenizdeki nimetini hatırlayın. Hani siz düşmanlar idiniz. O, kalplerinizin arasını uzlaştırıp-ısındırdı ve siz O'nun nimetiyle kardeşler olarak sabahladınız. Yine siz, tam ateş çukurunun kıyısındayken, oradan sizi kurtardı. Umulur ki hidayete erersiniz diye, Allah, size ayetlerini böyle açıklar. (Al-i İmran Suresi, 103) 
Allah, başka ayetlerinde ise, iman edenlere sevgi kılanın, onlara sevgi duyarlılığı verenin Kendisi olduğunu bildirmektedir. 
Katımız'dan ona bir sevgi duyarlılığı ve temizlik (de verdik). O, çok takva sahibi biriydi. (Meryem Suresi, 13) 
İman edenler ve salih amellerde bulunanlar ise, Rahman (olan Allah), onlar için bir sevgi kılacaktır. (Meryem Suresi, 96) 
Onda 'sükun bulup durulmanız' için, size kendi nefislerinizden eşler yaratması ve aranızda bir sevgi ve merhamet kılması da, O'nun ayetlerindendir. Şüphesiz bunda, düşünebilen bir kavim için gerçekten ayetler vardır. (Rum Suresi, 21) 
Allah, düşmanlığı olan kişilerle de müminler arasında bir sevgi kılacağını söyler. Bu hem müminlerin hem de diğer tüm insanların kalplerinin Allah'a ait olduğunu gösteren bir başka ayettir. 
Belki Allah, sizlerle onlardan kendilerine karşı düşmanlık besledikleriniz arasında bir sevgibağı kılar. Allah, güç yetirendir. Allah, çok bağışlayandır, çok esirgeyendir. (Mümtehine Suresi, 7) 

16 Temmuz 2013 Salı

Sevgi Tüm Dünyaya Hakim Olacaktır

Peygamber Efendimiz (sav)in hadislerinde bildirildiğine göre, Hz. Mehdi ahir zamanda zuhur edecek ve İslam ahlakını yeryüzüne hakim edecektir. Hz. Mehdi’nin ortaya çıkışıyla yeryüzündeki tüm zulüm ve haksızlıklar sona erecek; dünyaya adalet, barış, sevgi, huzur ve güven yerleşecektir.islam ahlaki_1
Yüce Allah, Kuran-ı Kerimde İslam ahlakını yeryüzüne hakim kılacağını bildirmiştir. Peygamber Efendimiz (sav) de, hadislerinde bu büyük ve kutlu olaya ahir zamanda Hz. Mehdi’nin vesile olacağını haber vermiştir. Kuran ahlakının gereği olarak ve Peygamberimiz (sav)in bildirdiği gibi, İslam ahlakının hakimiyeti sevgiyle olacaktır. İslam ahlakının hakim olmasıyla yeryüzü huzur ve güvenliğe kavuşacak, her türlü kargaşa, çatışma, anarşi ve terör son bulacaktır. Ahir zamanın kargaşalarından ve zulümlerinden büyük sıkıntı duyan insanlar, İslam ahlakını yeryüzüne hakim kılacak olan Hz. Mehdi’nin adaletinden, merhametinden, cömertliğinden, sevgisinden, ilgisinden razı olacaklardır.

Ahir zamanda Hz. Mehdi’nin, Allah’ın izniyle, muhakkak ortaya çıkacağı Peygamberimiz (sav)in hadis-i şeriflerinde şöyle müjdelenmiştir:

Dünyada tek bir gün kasa bile (kıyamet kopmadan) Allah o günü uzatacak, adı adıma, babasının adı da babamın adına uygun, Ehl-i Beytimden mutlaka bir şahıs (Hz. Mehdi) gelecek, daha önce zulüm ve haksızlıkla dolu olan yeryüzünü adalet ve insafla dolduracak. (Ebu Davud ve Tırmizi / Büyük Hadis Külliyatı, Rudani 5.Cilt, s. 365)

Hadislerde bildirildiğine göre, Hz. Mehdi ahir zamanda zuhur edecek ve İslam ahlakını yeryüzüne hakim edecektir. Hz. Mehdi’nin ortaya çıkışıyla yeryüzündeki tüm zulüm ve haksızlıklar sona erecek, dünyaya adalet, barış, sevgi, huzur ve güven yerleşecektir. Bu kutlu olaylar bazı hadislerde de şu şekilde haber verilmektedir:
islam ahlaki_2

...bu emir (Hz. Mehdi) insanlar yeryüzünü daha önce zulümle doldurdukları gibi yeryüzünü adaletle dolduracaktır. Artık sizden kim o güne yetişirse kar üstünde emeklemek suretiyle de olsa onlara varsın (katılsın). (Sünen-i İbni Mace Kitabü-lfiten Tercümesi ve Şerhi- Kahraman Neşriyat, cilt 10, Mütercim: Haydar Hatipoğlu, Bab: 34; s. 347)


Hz. Peygamber, en başta İslam’ı (nasıl ayakta tuttuysa, Hz. Mehdi de en sonunda aynı şekilde İslam'ı ayakta tutacaktır... (El-Kavlul Muhtasar Fi Alamet-il Mehdiyy-il Muntazar, s. 26)

Ancak Peygamberimiz (sav)in de haber verdiği gibi, Hz. Mehdi’nin zuhurundan önce yokluklar ve sıkıntılar şiddetlenecek, yeryüzünde güven ve huzur kalmayacak, tüm insanlar arka arkaya meydana gelen felaketlerden dolayı büyük acılar yaşayacaktır. Nitekim Kuran-ı Kerimde de elçilerin ve peygamberlerin geldiği dönemlerden önce Rabbimizin insanları çeşitli sıkıntılarla imtihan ettiği bildirilmiştir:

Biz hangi memlekete bir peygamber gönderdiysek onun halkı yalvarıp-yakarsınlar diye, mutlaka onları dayanılmaz bir zorluk (yoksulluk) ve sıkıntıyla yakalayıvermişiz. (Araf Suresi, 94)

İslam ahlakının tüm yeryüzünde yaşanmasını sağlayacak, insanlara adaleti ve barışı getirecek, dünyada Altınçağ olarak adlandırılan bir dönemin yaşanmasına vesile olacak mübarek bir şahıs olan Hz. Mehdi’nin de zuhurundan önce, ayette bildirildiği gibi zorluk ve sıkıntıların yaşanması Adetullahın (Allah’ın kanununun) gereğidir. Peygamberimiz Hz. Muhammed (sav) ise bu zorlukların neler olacağını detaylı şekilde bildirmiştir.

Ahir Zamanda Kargaşa ve Fitneler, İnsanların Zor Duruma Düşmesine Sebep Olacaktır

Sevgili Peygamber Efendimiz (sav)in hadislerinde haber verdiğine göre, Hz. Mehdi’nin ortaya çıkmasından önceki dönem, fitne ve kargaşaların yaygın olduğu, insanların acı ve sıkıntı çektikleri, yoklukların olduğu, acımasız savaşların yaşandığı zorlu bir dönemdir. Konuyla ilgili bazı hadisler şu şekildedir:


Mehdi çıkmadan önce, milletler arasında ticaret ve yollar kesilecek, insanlar arasında fitneler çoğalacaktır... (El Kavlu-l Muhtasar Fi Alamatil Mehdiyy-il Muntazar, Ahmed İbn-i Hacer-i Mekki, s. 39-40)


Dünya hercümerc (kargaşa, fitne) içinde kaldığında, fitneler zuhur ettiğinde, büyük küçüğe merhamet etmediği, küçük büyüğe saygı göstermediğinde, Allah, onlardan düşmanlığın kökünü kazıyarak dalalet kalelerini feth edecek, evvelce benim ayakta tuttuğum gibi, ahir zamanda dini ayakta tutacak, önceden zulümle dolu olan dünyayı adaletle dolduracak birisini (Hz. Mehdi’yi) gönderecektir. (Tabarani ve Ebu Nuaymdan) el-Muttaki vr.84b; (İbn Asakirden) Suyuti C,II s, 67)

Hadislerde yer alan bilgiler; ahir zamanda çok kan döküleceğini, saldırganlıkların yaygınlaşacağını, şiddetin artacağını, katliamların yapılacağını, savaşların ve çatışmaların yaşanacağını, adaletin yerini haksızlık ve zulümlerin alacağını, açlığın ve fakirliğin çoğalacağını, insanların birbirine güvenmeyeceğini, sahtekarlıkların yapılacağını, yalan söylemenin toplumun büyük kısmında makul karşılanmaya başlanacağını, ahlaki değerlerin dejenere olacağını göstermektedir. Buna göre, insanlar ardı ardına gelen felaket ve belalara maruz kalacak, sıkıntı ve acıların ardı arkası kesilmeyecektir. Bir hadiste şöyle bildirilir:

Çok acıklı durumlar ve elim manzaralar görülür. Fitneler arka arkaya devam eder... Bunların arasında fitne, şiddet, helak ve kaçmalar olur. Ne zaman bitti denilir, gene de devam eder gider. Bu olaylar o denli şiddetlenir ki içine girmedikleri bir ev ve zararı dokunmadık bir Müslüman kalmaz. (Kitab-ül Burhan fi Alamet-il Mehdiyy-il Ahir Zaman, s. 36)

Peygamberimiz (sav), bu karanlık ortamda insanların aydınlığa çıkmasına vesile olacak, onlara çözüm yolları gösterecek, arayışı içinde oldukları huzur ve güveni onlara sağlayacak kişinin Hz. Mehdi olacağını haber vermiştir.

İnsanların İçine Düştükleri Çaresizliği Hz. Mehdi Ortadan Kaldıracaktır

Ahir zamanda insanların yaşadığı büyük sıkıntıların temelinde, Kuran ahlakından ve Peygamberimiz (sav)in mübarek sünnetinden uzaklaşmış olmaları vardır. Din ahlakının gereği olan sevgi, şefkat, dürüstlük, adalet, hoşgörü, itidal, sabır, barışseverliğin yerini; inkarcı ideolojilerin telkini olan bencillik, acımasızlık, saldırganlık, adaletsizlik, menfaatperestlik aldığı için insanlar ahir zamanda büyük acılar yaşarlar. Hadis-i şerifte ahir zamanda insanların din ahlakından uzaklaşacak olmaları şöyle haber verilmektedir:

Sünnetlerin kaybolması, bidatlerin (dine sonradan dahil edilmiş batıl inançlar) ortaya çıkması, emri bil maruf ve nehyi anil münker (iyiliği emredip kötülükten menetme) imkanlarının kaybolması gibi sebeplerle zayıfladığı zaman benim evlatlarımdan Mehdi ile Cenab-ı Hak sünnetler ihya eder. (Kitab-ül Burhan Fi Alameti-il Mehdiyy-il Ahir Zaman, s. 66)

Hadislerde haber verildiği ve İslam alimlerinin eserlerinde açıklandığı üzere Hz. Mehdi, inkarcı ideolojileri fikren tam anlamıyla yenilgiye uğratmak, insanlara din ahlakının ve dinin özünü öğretmek, onları imana ve güzel ahlaka yönlendirmek için büyük bir fikri mücadele verecektir. Rabbimiz, Hz. Mehdi’yi ve verdiği büyük fikri mücadelesini, ahir zamanın zorluklarının ortadan kaldırılmasına vesile edecektir. Bir hadis-i şerifte, Hz. Mehdi’nin bu özelliği şu şekilde bildirilmektedir:

Muhammed ümmetinin en hayırlısı ve sizin zorluklarınızı gideren veliniz olan şahsa... O Mehdi'dir. (Kitab-ül Burhan Fi Alamet-il Mehdiyy-il Ahir Zaman, s. 57)

Bir başka hadiste ise, Hz. Mehdi vasıtasıyla fitnelerin sona ereceği, fitnelerin son bulmasıyla yeryüzüne huzur ve güvenliğin yerleşeceği şöyle haber verilmektedir:

Allah, kör fitneleri O'nun (Hz. Mehdi) vasıtasıyla söndürür. Her yer emin bir hale gelir... (Kitab-ül Burhan fi Alamet-il Mehdiyy-il Ahir Zaman, s. 58)

Hadislerde haber verilen bilgilere göre, acılar, sıkıntılar ve yokluk içindeki halk, Hz. Mehdi’nin adaletine, merhametine, sevgisine ve cömertliğine sığınacaklardır. Bir hadiste şöyle bildirilmektedir:

Ümmet bal arılarının beyleri etrafında toplanması gibi Mehdi'ye sığınırlar. O daha önce zulümle dolu olan dünyayı adaletle doldurur, insanlar Asr-ı Saadet dönemine adeta geri döner... (Kitab-ül Burhan fi Alamet-il Mehdiyy-il Ahir Zaman, s.11)

Hz. Mehdi’nin İslam ahlakını yeryüzüne hakim kılmasıyla birlikte, yokluklar, açlıklar, acılar, sıkıntılar son bulur, akan kanlar durur, insanlar uzun yıllardır arayışı içinde oldukları gerçek mutluluk, huzur ve güveni bulurlar. Hz. Mehdi’nin vesile olduğu bu sevgi ve barış dolu, bolluk ve bereket ortamı hadislerde şu şekilde tarif edilmiştir:

Yeryüzü zulüm ve düşmanlıkla dolduktan sonra, mutlaka benim Ehli Beytimden birisi çıkar. Ve nasıl daha önce zulüm ve düşmanlıkla doluysa, O dünyayı adaletle doldurur. (Kitab-ül Burhan fi Alamet-il Mehdiyy-il Ahir Zaman, s. 11)

O yeryüzünü adaletle ve nesafetle doldurur. Arz (yeryüzü) nebatatını (bitkisini) çıkarır, gök de yağmurunu yağdırır. Ümmetim daha önce görülmemiş biçimde nimetlenir. (Kitab-ül Burhan fi Alamet-il Mehdiyy-il Ahir Zaman, s. 35)

O zaman gök hiçbir yağmur damlasını esirgemeyecek ve yer de bereketlenecektir. (Kitab-ül Burhan fi Alamet-il Mehdiyy-il Ahir Zaman, s. 12)

Onun devrinde, ölülerin dirilere imreneceği bir adalet görülür. (Kitab-ül Burhan fi Alamet-il Mehdiyy-il Ahir Zaman, s. 68)

Hz. Mehdi Sevgi ve Merhametle İnsanları İslam Ahlakına Davet Edecektir


Hz. Mehdi, çok üstün ahlaka sahip olan mübarek bir şahıstır. Pek çok hadiste Hz. Mehdi’nin güzel ahlakı detaylı olarak tarif edilmiş ve övülmüştür. Hz. Mehdi’nin ahlakıyla ilgili bildirilen hadislerden birinde ise, bu mübarek zatın ahlakının Sevgili Peygamber Efendimiz (sav)in ahlakına benzediği ifade edilmektedir:
islam ahlaki_3

Ahlakı benim ahlakım olan bir evladım çıkacak. (Kitab-ül Burhan Fi Alamet-il Mehdiyy-il Ahir Zaman, s. 21)

Peygamber Efendimiz (sav), ahlakıyla ve imanıyla alemlere üstün kılınmış, Rabbimizin kendisine büyük nimetler bahşettiği, çok değerli ve üstün bir insandır. Rabbimiz Kuranda Peygamberimiz (sav)in üstün ahlakına dair pek çok örnek vermiştir. Kendisinin tüm iman edenlere örnek olduğu yönlerinden biri de, sevgi dolu, ince düşünceli ve merhametli olması, insanlara yumuşak davranmasıdır. Ayet-i kerimede şu şekilde buyrulmuştur:


Allah’ tan bir rahmet dolayısıyla, onlara yumuşak davrandın. Eğer kaba, katı yürekli olsaydın onlar çevrenden dağılır giderlerdi. Öyleyse onları bağışla, onlar için bağışlanma dile... (Al-i İmran Suresi, 159)

Hadislerde yer alan bilgilerden açıkça anlaşıldığı üzere Hz. Mehdi de, tıpkı Sevgili Peygamberimiz (sav) gibi insanlara sevgi ve merhametle yaklaşacak, anlaşmazlıkları barışçıl yollarla çözüme kavuşturacak, insanları sabırla güzel ahlaka ve imana davet edecektir. Hz. Mehdi’nin inkarcı ideolojilere karşı mücadelesi fikren olacak, Rabbimizin lütfuyla çok akılcı ve hikmetli yöntemlerle küfri ideolojileri fikren mağlup edecektir. Hadislerde haber verildiğine göre, Hz. Mehdi’nin bu büyük fikri mücadelesi uyuyan kişinin farkına dahi varamayacağı sakinlik, sükûnet ve düzen içinde olacaktır:


(Hz. Mehdi) Zamanında ne bir kimse uykusundan uyandırılacak, ne de bir kimsenin burnu kanayacaktır. (El Kavlul Muhtasar Fi Alamatil Mehdiyy-il Muntazar, s. 42)

(Hz. Mehdi) Peygamber (sav)in yolundan gidecek. Uyuyan kişyi uyandırmayacak, kan da akıtmayacak. İhya etmedik sünnet, kaldırmadık bidat bırakmayacaktır... (Kıyamet Alametleri, s. 163)

Hadislerde de belirtildiği gibi, Mehdi tüm dünyaya İslam ahlakını barış yoluyla hakim edecektir. Gerginliklere ve anlaşmazlıklara tüm tarafların razı olacağı bir adaletle çözüm getirecek, tüm sorunlar barış içinde ortadan kaldırılacaktır. Hz. Mehdi insanları İslam ahlakının emri olan merhamete, sabra, iyiliğe ve güzelliğe çağıracak, kendi üstün ahlakı ve tavrıyla insanlara her konuda olduğu gibi bu konuda da örnek olacaktır. Hz. Mehdi’nin insanlara bu daveti bir hadiste şöyle bildirilmektedir:

(Hz. Mehdi) Yatsı namazını kıldıktan sonra en yüksek sesi ile şöyle hitab eder: Ey insanlar, Ben size Allah’ı hatırlatıyorum. Yarın mahşer gününde Allah’ın huzurunda yerinizin ne olacağını haber veriyorum. Allah Teala size pek çok deliller ve Peygamberler göndermiş, Kuranı indirmiş ve size şöyle emretmiştir: Allaha hiçbir şeyi ortak koşmayın, Allah ve Resulüne itaati koruyun. Kuranın ihya ettiğini diriltin, yasaklarını da yasaklayın ve siz Mehdiye yardımcılar ve destek olun. Zira dünyanın fena bulması ve zevale ermesi yaklaşmıştır. Ve bu kesindir. Ben sizi Allaha ve Resulüne, Onun kitabıyla amel etmeye, batılı yok edip, sünneti ihya etmeye davet ediyorum. (Kitab-ül Burhan fi Alamet-il Mehdiyy-il Ahir Zaman, Ali b. Hüsameddin el-Muttaki, s. 55-56)

Tüm bu bilgiler açıkça göstermektedir ki, Hz. Mehdi’nin izleyeceği yol, tüm dünya çapında büyük bir kültürel atılımla insanların İslam ahlakına yöneltilmesi olacaktır.

Hz. Mehdi, Hz. Zülkarneyn ve Hz. Süleyman Gibi Barışla Hükmedecektir

Hadislerde, Hz. Mehdi’nin daha önce İslam ahlakını dünyaya hakim kılmış olan Hz. Süleyman ve Hz. Zülkarneyn gibi yeryüzüne hükmedeceği bildirilmektedir. Bu hadislerden biri şöyledir:

Mehdi tıpkı Zülkarneyn ve Süleyman gibi dünyaya hükmedecektir. (El-Kavlul Muhtasar Fi Alamatil Mehdiyy-il Muntazar, s. 29)

Büyük İslam alimi İmam Rabbani de ünlü eseri Mektubat'ta, Hz. Mehdi’nin Hz. Süleyman ve Hz. Zülkarneyn gibi dünyaya İslam ahlakını hakim edeceğini bildiren hadislere yer vermiştir. Bu hadis-i şeriflerden birinde şöyle denilmektedir:


Tüm olarak, yeryüzünün meliki dört tanedir. Onların ikisi müminlerden, ikisi de kafirlerdendir. Zülkarneyn ve Süleyman müminlerdendir. Nemrud ve Buhtunnasır ise kafirlerdendir. Yere beşinci olarak Ehl-i Beytimden biri sahip olacaktır. Yani Mehdi. (Mektubat-i Rabbani, 2/251)

Peygamberimiz (sav)in hadisinde de bildirildiğine göre, bugüne kadar Müslümanlardan İslam ahlakını dünyaya hakim etmiş iki mübarek zat, Hz. Zülkarneyn ve Hz. Süleyman’dır. Dünyaya hakim olacak üçüncü Müslüman ise hadis-i şerifte tıpkı Hz. Zülkarneyn ve Hz. Süleyman gibi şeklinde haber verilen Hz. Mehdidir. Hz. Zülkarneyn ve Hz. Süleyman’da görülen üstün ahlak özellikleri, İslam ahlakını yeryüzüne hakim edecek olan Hz. Mehdide de görülecektir.

Kuran ayetlerinde, Hz. Süleyman ve Hz. Zülkarneyn'in hoşgörülü, affedici ve barış yanlısı bir tutum içinde oldukları bildirilmiştir. Hz. Zülkarneyn ile ilgili ayetlerden bazıları şu şekildedir:

Sonunda güneşin battığı yere kadar ulaştı ve onu kara çamurlu bir gözede batmakta buldu, yanında bir kavim gördü. Dedik ki: Ey Zul-Karneyn, (istiyorsan onları) ya azaba uğratırsın veya içlerinde güzelliği (geçerli ilke) edinirsin. (Kehf Suresi, 86)

(Dedi ki): Kim iman eder ve salih amellerde bulunursa, onun için güzel bir karşılık vardır. Ona buyruğumuzdan kolay olanını söyleyeceğiz. (Kehf Suresi, 88)

Ayetlerde buyrulduğu gibi Hz. Zülkarneyn, karşılaştığı topluma karşı güzelliği ilke edinmiş ve bu toplumu kolay olana davet etmiştir. Hem bu topluma hem de ayetlerde bildirildiği gibi daha sonra karşılaştığı toplumlara karşı adaletle davranmış ve sorunları karşısında onlara çıkış yolları göstermiştir. Kendisinden yardım isteyen topluma, karşılığında hiçbir şey beklemeden yardım etmiştir. Hz. Zülkarneyn, çevresindeki halklar tarafından yeryüzünde bozgunculuğu ve fitneyi önleyen kişi olarak tanınmış, insanlara barış ve huzur getiren bir önder olmuştur. Şüphesiz bunlar, Yüce Rabbimizin emrettiği güzel ahlakı en güzel şekilde yaşamasının birer neticesidir.

Hz. Süleyman da ayetlerde yer alan bilgilerden anlaşıldığı gibi, yaşadığı dönemde çok üstün bir kültür oluşturmuş ve hakimiyetini de diplomasiyle, sanatla ve kültürle sağlamıştır. Çok güçlü, karşı konulamaz ordulara sahip olmasına rağmen, askeri gücünü kullanmamıştır.

Hz. Mehdi de ortaya çıktığında İslam ahlakını tıpkı Hz. Zülkarneyn ve Hz. Süleyman gibi kültürel faaliyetlerle hakim kılacak, diplomasiyi kullanacak, sanat ve estetiğe önem verecek, adaleti ve dürüstlüğüyle tüm insanların sevgisini kazanacaktır. İslam ahlakının hakim olduğu dönemde insanlar arasında kin, husumet ve düşmanlık değil; sevgi, anlayış ve şefkat yerleşecektir. İnsanların en çok sevgilerini yönelttikleri, kendisinden en çok razı oldukları kişi ise bu güzel döneme vesile olan Hz. Mehdi olacaktır.

İnsanların Hz. Mehdi’nin Güzel Ahlakından ve Adaletinden Razı Olmaları

Hz. Mehdi’nin vesile olmasıyla İslam ahlakının tüm dünyaya hakim olacağı dönem Altınçağ ismiyle de bilinmektedir. Bu devir, hadislerden de anlaşıldığı üzere yarım yüzyıldan fazla sürecek Asr-ı Saadet benzeri bir devir olacaktır. Peygamberimiz (sav)in bu devri tasvir ederken cennet benzeri özelliklerle anlatması, bu devreye Altınçağ ismi verilmesine neden olmuştur.

Her çeşit ürün ve mal bolluğu, emniyet, güven ve adaletin temini, huzur ve saadet, her türlü teknolojik gelişmenin insanların rahatı, konforu, neşesi ve huzuru için kullanılması, ihtiyaç içinde olan kimsenin kalmaması, isteyene istediğinden sayılmadan, kat kat fazlasıyla verilmesi, bu devrin belli başlı özelliklerindendir. Hadislerde bu devirde yeryüzünün barışla dolacağı müjdelenmiştir. Altınçağ'da, önceden aralarında husumet olan halklar arasında çok büyük bir kardeşlik yaşanacak, her türlü kavganın yerini barış, dostluk ve sevgi alacaktır. Çatışmalar, savaşlar, anarşi ve kargaşa son bulacaktır. Yeryüzünün her köşesi emin olacak, insanlar güven içinde olacaklardır.

İnsanlar Altınçağ'da yaşanacak sevgi, dostluk, güven ve huzurdan çok memnun olacaklar ve bu güzelliklere vesile olan Hz. Mehdi’yi derin bir sevgiyle sevecek, onun
adaletinden ve güzel ahlakından tam anlamıyla razı olacaklardır. Hz. Mehdi’nin insanlar tarafından çok sevileceği hadislerde şöyle haber verilmektedir:


Allah bütün insanların kalplerini O'nun (Hz. Mehdi’nin) muhabbetiyledolduracaktır. (El-Kavlul Muhtasar Fi Alamet-il Mehdiyy-il Muntazar, s. 42)

Hz. Mehdi gelince, insanlar O'nu aşk ve muhabbetle kucaklayacaklardır.(El-Kavlul Muhtasar Fi Alamet-il Mehdiyy-il Muntazar, s. 37)

Diğer bazı hadislerde de, herkesin Hz. Mehdi’nin güzel ahlakından bahsettiği, onun muhabbetiyle sürekli onu andığı anlatılmaktadır. Hz. Mehdiye duyulan sevgi hadis-i şeriflerde şu şekilde tarif edilmektedir:

Mehdi, (zamanındaki) insanların en hayırlısıdır. Onun yardımcıları ve ona biat edenler... Cebrail onların önünde, Mikail de arkalarında bulunur. O mahlukat arasında sevilir. (Kitab-ül Burhan fi Alamet-il Mehdiyy-il Ahir Zaman, s. 58)

Mehdi zuhur eder, herkes sadece ondan konuşur, Onun sevgisini içer ve Ondan başka bir şeyden bahsetmezler. (Kitab-ül Burhan fi Alamet-il Mehdiyy-il Ahir Zaman, s. 33)

İslam Birliği Avrupa Birliği'ne Engel Değildir

İçinde bulunduğumuz dönem; kargaşaların, zulmün, savaşların, felaketlerin yaşandığı ahir zamandır. Ancak hadislerde de görüldüğü gibi ahir zaman, aynı zamanda tüm bunların çözüme kavuşacağı, yeryüzünde güzel ahlakın hakim olacağı, inananların bir arada huzur içinde yaşayacağı bir dönemdir. İslam Birliği'nin kurulacağı bu dönem, akıllara İslam Birliği'nin bugünlerde adından sıkça söz edilen Avrupa Birliği'ne bir engel teşkil edip etmeyeceği sorusunu getirmektedir. Oysa bu, İslam Birliği'nin temelini oluşturan ahlaki değerlerin tam olarak anlaşılamamasından kaynaklanan bir sorudur. İslam Birliği'nin temelinde sevgi, dayanışma, adalet, barış ve dostluk vardır. İslam Birliği'nin kurulma amacı, kargaşayı, çekişmeleri, adaletsizlikleri, acımasızlıkları sona erdirerek, her insanın huzur ve refah içinde yaşaması, her insanın temel hak ve özgürlüklerine saygı duyulması ve dil, din, ırk ayrımı yapılmaksızın tüm insanların barış içinde yaşamasıdır. Bu nedenlerle de İslam Birliği'nin getireceği üstün ahlaki değerler, hak ve özgürlükler, refah, barış ve huzur ortamı Avrupa Birliği için bir engel değildir.

Sonuç


Buraya kadar ele aldığımız bilgiler göstermektedir ki, ahir zaman çok büyük gelişmelerin yaşanacağı, dünya tarihinin en önemli dönemlerinden biridir. Günümüzde dünyanın dört bir yanında yaşanan sefalet, çatışmalar, şiddet ve terör eylemleri, ahlaki dejenarasyon Hz. Mehdi’nin zuhur edip tüm bu fitnelere en hikmetli ve barışçıl yollarla son vermesinin yaklaştığını gözler önüne sermektedir. Allah’ın izniyle Hz. Mehdi ortaya çıktığında, tüm insanlık eşi görülmemiş bir güzellik, bolluk ve berekete, huzura ve güvene kavuşacaktır. Tüm bunlar, samimi olarak iman edenlerin derin coşku ve heyecan duyacakları çok kıymetli müjdelerdir. Müslümanların yapması gereken de, bu müjdelerin sevincini yaşamak, şevkle ve heyecanla bu kutlu dönem için kendilerini hazırlamaktır.


Kaynak: http://harunyahya.org/tr/Makaleler/3325/islam-ahlaki-yeryuzune-sevgiyle-hakim

Derin Sevgi ve Muhabbet Tüm Dünyaya Yayılacak

Hz. Mehdi (as)’ın zuhurundan önceki dönemde, Kuran ahlakından uzaklaşıldığı için insanlar arasında sevgi,  şefkat ve merhamet azalacaktır.
Ancak bu durum Hz. Mehdi(as) vesilesiyle ortadan kalkacaktır. Hz. Mehdi(as)’ın en önemli özelliklerinden biri, “Allah’a ve O’nun tecellilerine karşı duyduğu derin sevgi ve muhabbet” olacak; dünya çapında, insanların birbirlerini çok sevmelerine vesile olacaktır. İnsanlar, O’nun vesilesiyle yepyeni bir bakış açısı kazanacak ve “gerçek sevgiyi” öğrenip yaşayacaklardır.
Bu gerçeği haber veren hadis-i şeriflerden bazıları şöyledir:
Hz. Mehdi (as) zamanında Asr-ı Saadette olduğu gibi KÜLLENMİŞ DUYGULAR BİR BİR TOMURCUKLANACAK, ÇİÇEK AÇACAKLARDIR. (el-Havi l'il-Fetava, s. 67, 68; Rahbavi, Kıyamet Alametleri, s. 162, 163)
(HZ. MEHDİ (AS)) ALLAH'IN İZNİYLE TAŞ GİBİ KALPLERİ YUMUŞATABİLECEK, KÖMÜR GİBİ RUHLARI ELMASLAŞTIRABİLECEK, ölü ruhları imanın nuruyla diriltebilecek... (El-Kavlü'l-Muhtasır, s. 24; Şaban Döğen Mehdi ve Deccal, s. 194-195)
Hz. Mehdi (as) herkese sevgi ve merhametle yaklaşacak, O’nun yanında tüm insanlar huzur ve sükun bulacaklardır.İnsanlar arasındaki kin, husumet, düşmanlık gibi duygular son bulacak, tüm yeryüzüne barış ve huzur hakim olacaktır.

KAP SU İLE DOLDUĞU GİBİ YERYÜZÜ BARIŞLA DOLACAKTIR. HİÇBİR KİMSE ARASINDA BİR DÜŞMANLIK KALMAYACAKTIR.Ve bütün düşmanlıklar, boğuşmalar, hasetleşmeler muhakkak kaybolup gidecektir. (Sahih-i Müslim, 1/136)
ONUN (HZ. MEHDİ (AS)'IN) ZAMANINDA KURTLA KOYUN BİRARADA OYNAYACAK, YILANLAR ÇOCUKLARA BİR ZARAR VERMEYECEKTİR... (El-Kavlu'l Muhtasar Fi Alamet-il Mehdiyy-il Muntazar, s. 43)
Hz. Mehdi (As) Çok Sevgi Dolu Ve Sevecen Olacaktır
Peygamberimiz (sav)'in hadislerinde Hz. Mehdi (as)'ın çok şefkatli ve sevgi dolu olacağı, tüm insanların onun etrafında sevgiyle ve coşkuyla toplanacakları, sadece insanların değil denizlerdeki balıkların, gökteki kuşların dahi ondan razı olacağı bildirilmiştir:
Mahmud b. Vahib Kızoğlu Bağdadi-i Hanefi: “Cevheret-ul Kelam” adlı kitapta şöyle yazar: O (HZ. MEHDİ (A.S.)) SICAK KANLI VE GÜZEL BİR GENÇTİR... (Cevheret-ul Kelam, s. 157)
... O ZAMAN (Hz. Mehdi (as) döneminde), YER VE GÖK EHLİ, BÜTÜN YABANİ HAYVANLAR, KUŞLAR, HATTA DENİZDEKİ BALIKLAR BİLE ONUN HİLAFETİYLE (manevi liderliğiyle) SEVİNECEKLERDİR...(El Kavlu’l Muhtasar Fi Alamatil Mehdiyy-il Muntazar, s. 31)
Hz. Mehdi (as) barış insanıdır,  sevgiyle, Allah'ı anarak Kuran ahlakını dünyaya hakim kılacaktır.
İNSANLAR, BAL ARILARININ BEYLERİ ETRAFINDA TOPLANMASI GİBİ, HZ. MEHDİ (AS)'IN ÇEVRESİNDE TOPLANIRLAR.Daha önce zulümle dolu olan dünyayı, adaletle doldurur. Adaleti o denli olur ki, UYKUDA OLAN BİR KİMSE DAHİ UYANDIRILMAZ V E BİR DAMLA KAN BİLE AKITILMAZ.Dünya, adeta asr-ı saadet devrine geri döner. (El Kavlu'l Muhtasar Fi Alamatil Mehdiyy-il Muntazar, sf. 29 ve 48)

Hz. Mehdi (a.s.) Herkes Tarafından Çok Sevilecektir
 

Hz. Mehdi (a.s.), 1400 seneyi aşkın bir süredir tüm İslam aleminin büyük bir sevgi ve muhabbetle beklediği;  her dönemde, yaşayan her Müslümanın, yanında olmayı istediği mübarek bir şahıstır. Zuhuruyla birlikte insanlar sürekli Hz. Mehdi (a.s.)'den bahsedecek, ona karşı çok büyük bir sevgi ve muhabbet duyacaklardır. Hadislerde şöyle haber verilmektedir:
ALLAH (C.C.) BÜTÜN İNSANLARIN KALPLERİNİ O’NUN (HZ. MEHDİ (AS)’IN)  MUHABBETİYLE
DOLDURACAKTIR.
(El-Kavlu’l Muhtasar Fi Alamet-il Mehdiyy-il Muntazar, 42)

Mehdi zuhur eder, HERKES SADECE O’NDAN KONUŞUR, O’NUN SEVGİSİNİ İÇER VE O’NDAN BAŞKA
BİR ŞEYDEN BAHSETMEZLER.
 (Kitab-ül Burhan Fi Alamet-il Mehdiyy-il Ahir Zaman, 33)
 
Hz. Mehdi (as) insanlara gelir de, ONU YENİ GELİN GİBİ AŞK VE MUHABBETLE KUCAKLARLAR... (Ali Bin Hüsameddin El Muttaki, Celaleddin Suyuti'nin Tasnifinden Hadisler – Ahir Zaman Mehdisinin Alametleri, Kahraman Neşriyat, s. 35)

O (HZ. MEHDİ (A.S.)) MAHLUKAT ARASINDA SEVİLİR.(Kitab-ül Burhan fi Alamet-il Mehdiyy-il Ahir Zaman, s. 58)
... Hz. Mehdi'nin sevgisi insanların kalplerine yerleşecek ve ONDAN BAŞKA BİR ŞEYDEN BAHSEDİLMEYECEKTİR. (El-Kavlu'l Muhtasar Fi Alamatil Mehdiyy-il Muntazar, sf. 20)

ADNAN OKTAR: Muhakkak ki o, insanların karşılaştıkları şerler sebebi ile gaib Mehdi (a.s.)’ın kendilerine, insanların en sevgilisi olmadıkça çıkmayacaktır.” Mehdi (a.s.) sevgisi öyle bir tırmanacak ki, o kadar yükselecek ki, en şiddetli boyuta ulaştığında Mehdi (a.s.) ortaya çıkacak, diyor. Mehdi (a.s.), nefretten sevgiye doğru yükselerek gelişecek bir insandır. Şiddetli nefret edeceklerdir, şiddetli sevgiye doğru yükselecek yükselecek, en yüksek noktaya ulaştığında Mehdi (a.s.) zuhur eder, diyor, inşaAllah.

Kaynak: http://harunyahya.org/tr/Kisa-filmler---Mutlaka-izleyin/99729/hz-mehdi-(as)-insanlarin-gercek

Sevgi Öğretmeni Müjdelenmiştir

PEYGAMBER EFENDIMIZ (S.A.V.) HZ. MEHDI (A.S.)’IN, BIR SEVGI ÖĞRETMENI OLACAĞINI MÜJDELEMIŞTIR

Hz. Mehdi (a.s.)’ın en önemli özelliklerinden biri, “Allah’a ve O’nun tecellilerine karşı duyduğu derin sevgi ve muhabbet”tir. Onun bu özelliği dünya çapında, insanların birbirlerini çok sevmelerine vesile olacaktır. İnsanlar, O’nun vesilesiyle yepyeni bir bakış açısı kazanacak ve “gerçek sevgiyi” öğrenip yaşayacaklardır.
Bu gerçeği haber veren hadis-i şeriflerden bazıları şöyledir:
Hz. Mehdi (a.s.) zamanında Asr-ı Saadette olduğu gibi KÜLLENMİŞ DUYGULAR BİR BİR TOMURCUKLANACAK, ÇİÇEK AÇACAKLARDIR. (el-Havi l’il-Fetava, s. 67, 68; Rahbavi, Kıyamet Alametleri, s. 162, 163)
(HZ. MEHDİ (A.S.)) ALLAH’IN İZNİYLE TAŞ GİBİ KALPLERİ YUMUŞATABİLECEK, KÖMÜR GİBİ RUHLARI ELMASLAŞTIRABİLECEK, ölü ruhları imanın nuruyla diriltebilecek... (El-Kavlü’l-Muhtasır, s. 24; Şaban Döğen Mehdi ve Deccal, s. 194-195)
Hz. Mehdi (a.s.) herkese sevgi ve merhametle yaklaşacak, O’nun yanında tüm insanlar huzur ve sükun bulacaklardır. İnsanlar arasındaki kin, husumet, düşmanlık gibi duygular son bulacak, tüm yeryüzüne barış ve huzur hakim olacaktır.
KAP SU İLE DOLDUĞU GİBİ YERYÜZÜ BARIŞLA DOLACAKTIR. HİÇBİR KİMSE ARASINDA BİR DÜŞMANLIK KALMAYACAKTIR. Ve bütün düşmanlıklar, boğuşmalar, hasetleşmeler muhakkak kaybolup gidecektir. (Sahih-i Müslim, 1/136)
ONUN (HZ. MEHDİ (A.S.)’IN) ZAMANINDA KURTLA KOYUN BİRARADA OYNAYACAK, YILANLAR ÇOCUKLARA BİR ZARAR VERMEYECEKTİR... (El-Kavlu’l Muhtasar Fi Alamet-il Mehdiyy-il Muntazar, s. 43)
Peygamberimiz (s.a.v.)’in hadislerinde Hz. Mehdi (a.s.)’ın en önemli vasıflarından biri olan sevgi öğretmenliği, sadece insanların değil denizlerdeki balıkların, gökteki kuşların dahi ondan razı olacağı vurgulanarak  bildirilmiştir:
Mahmud b. Vahib Kızoğlu Bağdadi-i Hanefi: “Cevheret-ul Kelam” adlı kitapta şöyle yazar: O (HZ. MEHDİ (A.S.)) SICAK KANLI VE GÜZEL BİR GENÇTİR... (Cevheret-ul Kelam, s. 157)
... O ZAMAN (Hz. Mehdi (a.s.) döneminde), YER VE GÖK EHLİ, BÜTÜN YABANİ HAYVANLAR, KUŞLAR, HATTA DENİZDEKİ BALIKLAR BİLE ONUN HİLAFETİYLE (manevi liderliğiyle) SEVİNECEKLERDİR.. (El Kavlu’l Muhtasar Fi Alamatil Mehdiyy-il Muntazar, s. 31)

Sevgi Öğretmenliği Nedir?

Sevgi öğretmenliği siyasetten, mezhep veya dini liderlikten çok daha ayrı bir konudur. Bu nedenle insanlara sevgiyi öğretecek dünya çapındaki bu sevgi öğretmeni, Hz. Mehdi (a.s.)’dır. Allah kaderde bu değerli zatın kim olacağını belirlediği için insanların bu değerli zat dışında bir başka kişiyi seçmesi asla mümkün değildir. Çünkü Allah tüm liderlerin ve insanların kalbine seçecekleri bu mübarek insanın ismini ilham edecek, ona uyulmasını emredecek ve bu kişiye karşı kalplerinde derin bir sevgi ve muhabbet yaratacaktır. Nitekim Peygamber Efendimiz (s.a.v.) hadislerinde insanların sürekli Hz. Mehdi (a.s.)’dan bahsedeceğini ona karşı çok büyük bir sevgi ve muhabbet duyacaklarını şöyle haber vermiştir:
... Hz. Mehdi (a.s.)’ın sevgisi insanların kalplerine yerleşecek ve ONDAN BAŞKA BİR ŞEYDEN BAHSEDİLMEYECEKTİR. (El-Kavlu’l Muhtasar Fi Alamatil Mehdiyy-il Muntazar, sf. 20)
ALLAH (C.C.) BÜTÜN İNSANLARIN KALPLERİNİ O’NUN (HZ. MEHDİ (A.S.)’IN)  MUHABBETİYLE DOLDURACAKTIR.(El-Kavlu’l Muhtasar Fi Alamet-il Mehdiyy-il Muntazar, 42)SevgiK3
Mehdi (a.s.) zuhur eder, HERKES SADECE O’NDAN KONUŞUR, O’NUN SEVGİSİNİ İÇER VE O’NDAN BAŞKA BİR ŞEYDEN BAHSETMEZLER. (Kitab-ül Burhan Fi Alamet-il Mehdiyy-il Ahir Zaman, 33)
Hz. Mehdi (a.s.) insanlara gelir de, ONU YENİ GELİN GİBİ AŞK VE MUHABBETLE KUCAKLARLAR... (Ali Bin Hüsameddin El Muttaki, Celaleddin Suyuti’nin Tasnifinden Hadisler – Ahir Zaman Mehdisinin Alametleri, Kahraman Neşriyat, s. 35)
O (HZ. MEHDİ (A.S.)) MAHLUKAT ARASINDA SEVİLİR. (Kitab-ül Burhan fi Alamet-il Mehdiyy-il Ahir Zaman, s. 58)

KURAN’A GÖRE, SEVGI  ÖĞRETMENI OLAN HZ. MEHDI (A.S.)’I BEKLEMEK İBADETTIR, FARZDIR, GÜZELLIKTIR, NIMETTIR

“… Hani, peygamberlerinden birine: “Bize bir melik gönder”…” (Bakara Suresi, 246)
“… bize Katından bir veli (koruyucu sahip) gönder, bize Katından bir yardım eden yolla” (Nisa Suresi, 75)
Yukarıdaki ayetler Müslümanların, Allah’ın kendilerine manevi bir lider istemeleri; yani sevgiyi dağıtan bir koruyucu, dostluk ve anlayışlı olma ruhunu onlara yönelten, kavga ruhunu kaldıran, sevgi ruhunu onlara aşılayan, çok sevilen bir veli, bir sevgi öğretmeni göndermesi için ettikleri dualardandır. Allah bizlere Hz. Mehdi (a.s.)’ın değerli şahsında  manevi bir lider beklemenin bir nimet, güzellik ve ibadet olduğunu, bu yönde nasıl dua edilmesi  gerektiğini Kuran’da ayetlerle açık bir şekilde bildirmiştir.
Allah, tarih boyunca her kavme manevi liderler ve sevgi öğretmenleri göndermiştir. Hz. Nuh (a.s.), Hz. İbrahim (a.s.), Hz. Musa (a.s.), Hz. Yusuf (a.s.), Hz. İsa (a.s.) ve Hz. Muhammed (s.a.v.) yaşadıkları dönemlerde iman edenlerin önderi ve Allah’ın mübarek elçileri olarak toplumlarının başında olmuş onlara güzelliği, iyiliği, merhameti, dostluğu, sevgiyi, şefkati anlatan sevgi öğretmenleri olmuşlardır. Yani her peygamber, her elçi dönemin manevi lideri olmuş ve insanlara önderlik etmişlerdir. Ahir zamanda da insanlığın manevi lideri ve sevgi öğretmeni Hz. Mehdi (a.s.) olacaktır.
Allah her şeyi bir sebeple yaratır. Bir gün içinde gerçekleşen her eylemi, meydana gelen her gelişmeyi bir sebebin sonucu olarak gözlemleriz. Rabbimiz insanların imtihanlarını sebep-sonuç ilişkisi üzerine kurmuştur. Ancak her şey kaderde belirlidir. Yani aslında sebep de sonuç da kaderde yazılı olduğu için vardırlar. Her şey Allah’ın yazdığı gibi olur ve olmaktadır. İşte Mehdiyet de, Allah’ın kaderde yarattığı ancak gelişim sebeplerini insanların yeni yeni fark etmeye başladığı bir gerçekliktir. Yani Allah’ın dilemesiyle, Mehdiyetin doğuşunu sebep ve sonuçlarıyla izlemeye başladık. Bu nedenle manevi lider olarak seçilecek ve İslam ahlakını yeryüzüne son defa hakim edecek olan sevgi öğretmeni Hz. Mehdi (a.s.) da Allah’ın kaderde belirlediği değerli zat olacaktır.

Sorunların Çözümü İçin, Dünyaya Sevgiyi Öğretecek Sevgi Öğretmeni: Hz. Mehdi (a.s)

Son günlerde başta Müslüman ülkeler olmak üzere tüm dünyada  şiddet, huzursuzluk, gerilim ve kargaşa yaygın olarak yaşanmaktadır. Ancak bu olayların tüm fertlere öğrettiği şey ileriye yönelik, daha huzurlu, barış ve refah dolu günler için olaylardan ibret alıp, dersler çıkarmaktır.
Pek çok ülkede yaşanan bu şiddet çılgınlığı, adeta tüm toplumları toplu bir hipnozun etkisi altına almış gibidir. Neye hizmet ettiğini, neye fayda sağlamaya çalıştığını dahi bilmeden ve ülkelerine nasıl zarar verdiklerini düşünmeden, Darwinist komünistlerin oyununa gelerek meşru isteklerini demokratik ortamlarda anlatmak yerine sokaklarda şiddetle elde etmeye çalışan toplumlar bu hipnozun en belirgin örnekleridir. Aklı selim olması ve milleti kargaşadan çekip çıkarması beklenen yöneticiler de halkın isteklerini sevgiyle, merhametle karşılayıp demokratik çerçevede çözmek yerine şiddetle karşılık vererek bu hipnoza onlar da katılmaktadır.
SevgiK2
Karşılıklı olarak yapılan bu olumsuz davranışlar ise kargaşayı, nefreti, vahşeti, saldırganlığı, insanlık dışı eylemleri, şuuru kapanmış şekilde körüklemektedir. Bu toplu hipnozun etkisi altındayken söz konusu insanlarla konuşabilmek, mantık örgülerine etki edebilmek de mümkün olmamaktır. Oysa ki hepsi, çok büyük olasılıkla, zaman geçtiğinde dönüp geriye bakıldığında yapılan hataları, verilen zararı çok net olarak göreceklerdir.
Bugün için bu hipnozu önlemenin en kesin çözümü sağduyu sahibi olan dünya liderlerinin, siyasi parti liderlerinin bir araya gelip, sevgi, barış ve İslam kardeşliği mesajları vermeleri ve halim bir lider seçerek onun sevgi rehberliği altında toplanmalarıdır.  Toplumdaki gerilimlerin bitmesinin tek yolu budur.
Dünyamız özellikle geçtiğimiz yüzyılda çok karanlık ve sevgiden yoksun yıllar geçirdi. İnsanların kalplerine sevgi yerine kin ve nefret yerleşti. Ancak bu durum artık değişiyor. Günümüzde yaşanmaya başlayan Mehdiyet,10 yıl sonra tam anlamıyla yerleşecek; sevginin, barışın, kardeşliğin, güzel ahlakın en coşkun şekilde yaşanacağı dönem olacaktır. Hz. Mehdi (a.s.) önderliğinde Mehdiyet Devrinde, Allah’ın Kuran’da bizlerden istediği sevgi anlayışı tam anlamıyla tecelli edecektir. Allah’ın Kuran’da bildirdiği gibi Peygamberimiz (s.a.v.) tebliğ yaparken, nasıl ki, “… ‘Ben buna karşı yakınlıkta sevgi dışında sizden hiçbir ücret istemiyorum.’…” (Şura Suresi, 23) demişse, Allah’ın izniyle onun soyundan olacak olan Hz. Mehdi (a.s.) da insanlardan, “Kuran’a dayalı sevgi ve muhabbet” dışında bir şey istemeyecektir.

Dünya Liderleri Bir Araya Gelerek Halim Olan Manevi Bir Lider, Bir Sevgi Öğretmeni Seçmelidirler

Cahil, bilgisiz insanların çatışmaları durumunda bu çatışmayı durduracak onları eğitip ıslah edecek, düzeltip, sakinleştirecek ve dünyayı cennete çevirecek bir lidere ihtiyaç olduğu artık çok net olarak anlaşılmıştır. Dünyanın önde gelen liderleri şiddeti beğenmedikleri yönünde açıklamalar yapsalar, sevgiye, barışa davet etseler bile gerilimlerin çok tırmandığı ortamlarda bir siyasinin sözü pek dinlenmez ve sorunlara kalıcı bir çözüm de getirmez. Çünkü bir siyasinin mutlaka bir kendi görüşünde olan taraftarı bir de karşı görüşte olan muhalifi vardır. Bu durumda tüm insanları ortak düşünce etrafında toplayacak hepsini kucaklayacak ve fikirleriyle etkileyecek güce sahip siyasi bir liderin varlığı ve herkesçe kabulü pek mümkün görünmemektedir. İnsanlar üzerinde din alimlerinin etkisi de beklenildiği gibi güçlü değildir. Çünkü bu kişilerin de ya farklı dinlerden oldukları ya da farklı mezheplere mensup oldukları için yine tarafları ve karşıtları vardır. Bu nedenle insanlara sevgiyi öğretecek olan kişinin dünyadaki siyasi liderlerin hepsinin üstünde bir gücün ve etkinin yanısıra dinler ve mezhepler arasında da ittifakla kabul edilecek özelliklere de sahip olması gerekir. Tüm dünyanın etrafında birleşeceği barışı sevgiyi öğretecek olan zat, hadislerde belirtildiği gibi siyasetten uzak durarak, evinden idare etmeli, makam mevki peşinde olmamalı ve siyasi bir kimliğe de sahip olmamalıdır.
Bu şahsın, Allah yolunda mücadele edeken, Kuran’da tarif edildiği gibi sadece “Allah’ın taraftarı” olması, samimiyeti, dürüstlüğü herkesçe onaylanan bir kişiliğe sahip olması önemlidir. Ayrıca dünya hırsının da olmaması gereklidir. Bu zat Darwinizm ve bağnazlığın getirdiği kabalığı bilimsel yöntemlerle, ilmi mücadele ederek ortadan kaldıracak, insanları doğruya çağıracak, kabalık, sevgisizlik ve merhametsizlik aşılayan bağnaz zihniyeti ilmen çökertecek, sevgiye, dostluğa, merhamete davet edecek, iyilik ve güzellikle mezhepleri kaldıracak, sözü geçen ve  çok sevilen bir lider olmalıdır.
Belirtilen özelliklere sahip olan kişinin aranıp bulunması ve dünyanın manevi lideri olabilmesi için Amerika başta olmak üzere, Türkiye, İran, Rusya, İsrail ve Avrupa’dan aklı selim siyasi kişilerin ve din alimlerinin bir araya gelmesi ve şefkatli, merhametli, herkesi iyiliğe davet eden, bir sevgi öğretmeni seçelim demeleri, dünyanın manevi bir liderin zuhuruna muhtaç olduğuna kanaat getirmeleri yani bir sevgi öğretmeni aramaları gerekmektedir.

Sayın Adnan Oktar dünya liderlerinin  bir sevgi öğretmeni seçmelerinin gerekliliğini anlatıyor:

Aklı başında dünya liderleri bir araya gelsinler, halim bir lider bulsunlar. Bütün bu kabalığı ortadan kaldıracak, insanları güzelliğe çekecek, mezhepleri kaldıracak; kaldıracak derken zorla değil, doğrusunu anlatarak, sevgiyi anlatan, dostluğu anlatan, merhameti anlatan, iyiliği, güzelliği anlatan ama sözü geçen, çok sevilen bir lider bulsunlar.
Dünya liderleri bu amaçla bir araya gelsin. Tayyip hocamız, Putin, Obama hepsi toplansınlar, Müslüman aleminin başına bir lider bulsunlar. Sevecen, makul, herkesin seveceği, dünya hırsı olmayan, hadislerde belirtildiği gibi evinden idare eden, makam mevki peşinde olmayan, siyaset adamı demiyorum, bir sevgi adamı, sevgi öğretmeni bulsunlar. Dünyaya sevgiyi öğretsin.
Amerika samimi yaklaşıyor, sevecen yaklaşıyor, Türkiye samimi yaklaşıyor, İran samimi yaklaşıyor, Suriye’nin aklı başında insanları var, bir kişiyi seçsinler. Desinler ki, “Bu kişi hakikaten şefkatli, merhametli, herkesi iyiliğe davet eder, bir sevgi öğretmeni seçelim”.SevgiK4
Bu kişi siyasetçi değil, bir sevgi öğretmeni olacak. Dünya siyasetine kimse karışmıyor, siyasetçiler yapsın onu, o ayrı bir meslek. Siyaset siyasetçilerde kalsın, politika politikacılarda kalsın, onlar görevlerine devam etsinler ama böyle bir manevi liderin zuhuruna dünya muhtaç.
Sevgi öğretmenliği ayrı bir şeydir. 
İnsanlara sevgiyi öğretecek bir sevgi öğretmeni seçecekler dünya çapında. O seçtikleri şahıs işte Mehdi’dir. Kaderde onu seçecekler, ikinci birini seçemezler. Onu seçtiklerinde ben de o kişiye tabi olacağım. Bütün dünya liderlerinin kalbine Allah ilham edecek, “Ona uyun” diyecek. Bu yüzden ikinci bir kişiyi seçemezler, yanlışlık olmaz korkmasınlar. Allah onlara yol gösterecek...
Diyorlar ki, “Ya yanlış bir adama gider de tabi olursak?” Öyle bir şey olmaz. O ne demektir? “Ben Allah’ın kontrolünün dışında hareket ediyorum” demek olur, haşa. Allah size ilham edecek, Obama’ya da, Başbakanımıza da, hepsine ilham edecek. Ve ediyor da, Allah kalplerine ilham ediyor.
Mehdi’ye uyacaklar, Mehdi de Suriye’deki insanlara seslenecek: “Şii kardeşlerim sizler namazlarınızı güzel kılıyorsunuz, Allah’a aşkınız güzel, helale harama titizsiniz. Sünniler de namazlarını güzel kılıyorlar, helale harama titizler, Allah’ı çok seviyorlar. Arada fark var mı? Hiç fark yok, o zaman nedir bu?” Şeytan iki tarafa da musallat olmuş ve şirke sürüklemiş onları. Şirk ile birbirlerine kırdırıyor. O şirk yönünü üzerlerinden aldığımızda, belayı temizlediğimizde nur gibi insanlar olmuş olacak. (Adnan Oktar, 28 Mayıs 2013, A9 TV)

Sevgi Öğretmenliği Nedir?

Sevgi öğretmenliği siyasetten, mezhep veya dini liderlikten çok daha ayrı bir konudur. Bu nedenle insanlara sevgiyi öğretecek dünya çapındaki bu sevgi öğretmeni, Hz. Mehdi (a.s.)’dır. Allah kaderde bu değerli zatın kim olacağını belirlediği için insanların bu değerli zat dışında bir başka kişiyi seçmesi asla mümkün değildir. Çünkü Allah tüm liderlerin ve insanların kalbine seçecekleri bu mübarek insanın ismini ilham edecek, ona uyulmasını emredecek ve bu kişiye karşı kalplerinde derin bir sevgi ve muhabbet yaratacaktır. Nitekim Peygamber Efendimiz (s.a.v.) hadislerinde insanların sürekli Hz. Mehdi (a.s.)’dan bahsedeceğini ona karşı çok büyük bir sevgi ve muhabbet duyacaklarını şöyle haber vermiştir:
... Hz. Mehdi (a.s.)’ın sevgisi insanların kalplerine yerleşecek ve ONDAN BAŞKA BİR ŞEYDEN BAHSEDİLMEYECEKTİR. (El-Kavlu’l Muhtasar Fi Alamatil Mehdiyy-il Muntazar, sf. 20)
ALLAH (C.C.) BÜTÜN İNSANLARIN KALPLERİNİ O’NUN (HZ. MEHDİ (A.S.)’IN)  MUHABBETİYLE DOLDURACAKTIR.(El-Kavlu’l Muhtasar Fi Alamet-il Mehdiyy-il Muntazar, 42)SevgiK3
Mehdi (a.s.) zuhur eder, HERKES SADECE O’NDAN KONUŞUR, O’NUN SEVGİSİNİ İÇER VE O’NDAN BAŞKA BİR ŞEYDEN BAHSETMEZLER. (Kitab-ül Burhan Fi Alamet-il Mehdiyy-il Ahir Zaman, 33)
Hz. Mehdi (a.s.) insanlara gelir de, ONU YENİ GELİN GİBİ AŞK VE MUHABBETLE KUCAKLARLAR... (Ali Bin Hüsameddin El Muttaki, Celaleddin Suyuti’nin Tasnifinden Hadisler – Ahir Zaman Mehdisinin Alametleri, Kahraman Neşriyat, s. 35)
O (HZ. MEHDİ (A.S.)) MAHLUKAT ARASINDA SEVİLİR. (Kitab-ül Burhan fi Alamet-il Mehdiyy-il Ahir Zaman, s. 58)

Kuran’a göre, Sevgi  Öğretmeni Olan Hz. Mehdi (a.s.)’ı Beklemek İbadettir, Farzdır, Güzelliktir, Nimettir

“… Hani, peygamberlerinden birine: “Bize bir melik gönder”…” (Bakara Suresi, 246)
“… bize Katından bir veli (koruyucu sahip) gönder, bize Katından bir yardım eden yolla” (Nisa Suresi, 75)
Yukarıdaki ayetler Müslümanların, Allah’ın kendilerine manevi bir lider istemeleri; yani sevgiyi dağıtan bir koruyucu, dostluk ve anlayışlı olma ruhunu onlara yönelten, kavga ruhunu kaldıran, sevgi ruhunu onlara aşılayan, çok sevilen bir veli, bir sevgi öğretmeni göndermesi için ettikleri dualardandır. Allah bizlere Hz. Mehdi (a.s.)’ın değerli şahsında  manevi bir lider beklemenin bir nimet, güzellik ve ibadet olduğunu, bu yönde nasıl dua edilmesi  gerektiğini Kuran’da ayetlerle açık bir şekilde bildirmiştir.
Allah, tarih boyunca her kavme manevi liderler ve sevgi öğretmenleri göndermiştir. Hz. Nuh (a.s.), Hz. İbrahim (a.s.), Hz. Musa (a.s.), Hz. Yusuf (a.s.), Hz. İsa (a.s.) ve Hz. Muhammed (s.a.v.) yaşadıkları dönemlerde iman edenlerin önderi ve Allah’ın mübarek elçileri olarak toplumlarının başında olmuş onlara güzelliği, iyiliği, merhameti, dostluğu, sevgiyi, şefkati anlatan sevgi öğretmenleri olmuşlardır. Yani her peygamber, her elçi dönemin manevi lideri olmuş ve insanlara önderlik etmişlerdir. Ahir zamanda da insanlığın manevi lideri ve sevgi öğretmeni Hz. Mehdi (a.s.) olacaktır.
Allah her şeyi bir sebeple yaratır. Bir gün içinde gerçekleşen her eylemi, meydana gelen her gelişmeyi bir sebebin sonucu olarak gözlemleriz. Rabbimiz insanların imtihanlarını sebep-sonuç ilişkisi üzerine kurmuştur. Ancak her şey kaderde belirlidir. Yani aslında sebep de sonuç da kaderde yazılı olduğu için vardırlar. Her şey Allah’ın yazdığı gibi olur ve olmaktadır. İşte Mehdiyet de, Allah’ın kaderde yarattığı ancak gelişim sebeplerini insanların yeni yeni fark etmeye başladığı bir gerçekliktir. Yani Allah’ın dilemesiyle, Mehdiyetin doğuşunu sebep ve sonuçlarıyla izlemeye başladık. Bu nedenle manevi lider olarak seçilecek ve İslam ahlakını yeryüzüne son defa hakim edecek olan sevgi öğretmeni Hz. Mehdi (a.s.) da Allah’ın kaderde belirlediği değerli zat olacaktır.
SevgiK1

Peygamber Efendimiz (s.a.v.) Hz. Mehdi (a.s.)’ın, Bir Sevgi Öğretmeni Olacağını Müjdelemiştir

Hz. Mehdi (a.s.)’ın en önemli özelliklerinden biri, “Allah’a ve O’nun tecellilerine karşı duyduğu derin sevgi ve muhabbet”tir. Onun bu özelliği dünya çapında, insanların birbirlerini çok sevmelerine vesile olacaktır. İnsanlar, O’nun vesilesiyle yepyeni bir bakış açısı kazanacak ve “gerçek sevgiyi” öğrenip yaşayacaklardır.
Bu gerçeği haber veren hadis-i şeriflerden bazıları şöyledir:
Hz. Mehdi (a.s.) zamanında Asr-ı Saadette olduğu gibi KÜLLENMİŞ DUYGULAR BİR BİR TOMURCUKLANACAK, ÇİÇEK AÇACAKLARDIR. (el-Havi l’il-Fetava, s. 67, 68; Rahbavi, Kıyamet Alametleri, s. 162, 163)
(HZ. MEHDİ (A.S.)) ALLAH’IN İZNİYLE TAŞ GİBİ KALPLERİ YUMUŞATABİLECEK, KÖMÜR GİBİ RUHLARI ELMASLAŞTIRABİLECEK, ölü ruhları imanın nuruyla diriltebilecek... (El-Kavlü’l-Muhtasır, s. 24; Şaban Döğen Mehdi ve Deccal, s. 194-195)
Hz. Mehdi (a.s.) herkese sevgi ve merhametle yaklaşacak, O’nun yanında tüm insanlar huzur ve sükun bulacaklardır. İnsanlar arasındaki kin, husumet, düşmanlık gibi duygular son bulacak, tüm yeryüzüne barış ve huzur hakim olacaktır.
KAP SU İLE DOLDUĞU GİBİ YERYÜZÜ BARIŞLA DOLACAKTIR. HİÇBİR KİMSE ARASINDA BİR DÜŞMANLIK KALMAYACAKTIR. Ve bütün düşmanlıklar, boğuşmalar, hasetleşmeler muhakkak kaybolup gidecektir. (Sahih-i Müslim, 1/136)
ONUN (HZ. MEHDİ (A.S.)’IN) ZAMANINDA KURTLA KOYUN BİRARADA OYNAYACAK, YILANLAR ÇOCUKLARA BİR ZARAR VERMEYECEKTİR... (El-Kavlu’l Muhtasar Fi Alamet-il Mehdiyy-il Muntazar, s. 43)
Peygamberimiz (s.a.v.)’in hadislerinde Hz. Mehdi (a.s.)’ın en önemli vasıflarından biri olan sevgi öğretmenliği, sadece insanların değil denizlerdeki balıkların, gökteki kuşların dahi ondan razı olacağı vurgulanarak  bildirilmiştir:
Mahmud b. Vahib Kızoğlu Bağdadi-i Hanefi: “Cevheret-ul Kelam” adlı kitapta şöyle yazar: O (HZ. MEHDİ (A.S.)) SICAK KANLI VE GÜZEL BİR GENÇTİR... (Cevheret-ul Kelam, s. 157)
... O ZAMAN (Hz. Mehdi (a.s.) döneminde), YER VE GÖK EHLİ, BÜTÜN YABANİ HAYVANLAR, KUŞLAR, HATTA DENİZDEKİ BALIKLAR BİLE ONUN HİLAFETİYLE (manevi liderliğiyle) SEVİNECEKLERDİR.. (El Kavlu’l Muhtasar Fi Alamatil Mehdiyy-il Muntazar, s. 31)